ABD’nin Kamu Diplomasisi Stratejisi : Akıllı Güç...

abdkds
Yumuşak güç ve kamu diplomasisi günümüz uluslararası ilişkiler literatüründe sıkça kullanılan kavramlar haline gelmiştir.
Emine Akçadağ'ın yazısnın devamı...

21. Yüzyılda ABD'nin Kamu Diplomasisi

obama
In the world we now face,  america needs the ability to engage foreign publics using a diverse range of methods,  and more speed and agility than ever before.
devamı...

Millet Olarak “Devlet Aklı”na İhtiyacımız Var

Millet olarak "devlet aklı" ile hareket edecek yetenek ve olgunluğa sahip olmak, daha başından tüm provokasyonları ve tehlikeleri bertaraf edecektir.
Devamı.

Kamu Diplomasisi ve Yumuşak Güç

ozdem_sanberkUluslararası ilişkilerin ana kulvarının devletlerarası ilişkiler olduğu dönem hızla sona ermekte. İ
devamı...

Yükselen Güç Çin'in Kamu Diplomasisi

Uluslar arası araştırmalar, gösterdiği ekonomik büyüme sebebiyle son dönemde uluslar arası arenada adından en çok söz edilen ülkelerden biri haline gelen Çin’in, ülkeden ülkeye değişen farklı algılamalara sahip olduğunu göstermektedir.
Devamı..

Citizen Diplomats and Public Relations Diplomacy

We have already developed the aspects of Para- und proto-diplomacy of sub-state entities, track-two diplomacy by non-governmental representatives andcorporate diplomacy by transnational companies. Let us now turn to a furtherextension of diplomacy: citizen diplomats.
devamı...

Kamu Diplomasisindeki Küresel Trendler


For those interested in the evolution of the practice and the profession of public diplomacy, we have arrived at an interesting moment in its history, a moment of innovation and adaptation. devamı...

Giriş Formu



Türkiye’nin“Stratejik İletişim Yönetimi”ne İhtiyacı Var

Yrd. Doç. Dr. Abdullah Özkan

Küreselleşme sürecinde stratejik iletişimin gücünün nasıl kullanılacağını bilmek çok büyük önem taşımaktadır. Siyaset de, ticaret de sonunda iletişimin stratejik yönetiminden etkilenmektedir. Doğru zamanda, doğru kararı almak, bilgiyi etkin kullanmak, proaktif davranmak küresel rekabette hem ülkelere hem de şirketlere büyük üstünlükler sağlamaktadır.

Stratejik İletişim Yönetimi Niçin Önemlidir?

Stratejik İletişim Yönetimi, uygulanacak "iletişim politikalarının" belirlenmesine ve bir "yol haritası" çizilmesine rehberlik ettiği için önem taşımakta; hedef kitleye verilecek "mesaj"ın içini doldurarak "ne" söylenileceğini saptamakta; el yordamıyla yapılan iletişim çalışması yerine "neyi", "nasıl" ve "niçin" yaptığını bilen bir vizyon ortaya koymaktadır.

Küreselleşme sürecinde kitle iletişim araçlarının gelişmesi, kitlelere ulaştırılan mesajların hem içeriğinde, hem de şeklinde önemli değişikliklere yol açmıştır. Kitle iletişimi çeşitlenmiş, iletişim süreci karmaşıklaşmış, hedef kitle daha da parçalı bir hale gelmiştir.

Stratejik İletişim Yönetimi, karmaşıklaşan kitle iletişim sürecini çözecek "decoder" görevi görmektedir. Reaktif değil, proaktif davranmayı gerektirmektedir. Sorunlar oluştuktan sonra çözüm aramak yerine, sorun oluşturacak zayıf noktaları belirleyip buraları güçlendirerek, sorunları kaynağında çözmeyi hedeflemektedir.

Stratejik İletişim Yönetimi, günübirlik değil, uzun soluklu çalışmalar yapmaktadır. Kalıcı ve sağlıklı olan, aynı zamanda da başarının yolunu açan bu yaklaşımdır. Stratejik İletişim Yönetimi, hedef kitleye verilen mesajların etkinliğini ölçmekte, algılanma oranlarını belirlemekte, eğer yanlış anlaşılan ya da yeterli etkiyi bırakmayan söylemler varsa, bunları anında değiştirerek, hedef kitlenin yanlış bir algılama içine düşmesini önlemektedir.

“Ülke İmajı” mutlaka yönetilmelidir

İşletmeler açısından baktığımızda küreselleşme sürecinde başarılı olabilmek için rekabete dayalı bir “vizyon”, değişime duyarlı bir “yönetim anlayışı” ve fark oluşturabilen bir “işletme kültürü” gerekmektedir. “Değer oluşturabilmek” için ise güçlü bir marka ve kurum imajına sahip olmak zorunludur. Marka ve kurum imajı, hedef kitlelere “değer sunarak” rekabetüstü olmanın yolunu açmaktadır. Güçlü bir marka ve kurum imajı oluşturabilmenin yolu da, sunulan ürün ve hizmet başta olmak üzere, teknolojide, müşteri memnuniyetinde, toplumsal sorumluluk ve kalitede ortaya “fark” koyabilmekten geçmektedir. İşte bu “farkı” oluşturabilmek için güçlü bir “kurum imajına” sahip olmak gerekmektedir.

Aynı şey ülkeler için de geçerlidir. Küreselleşme sürecinde ülkeler de kendi yönetim anlayışlarını şeffaf bir şekilde ortaya koyabilmeli, demokrasi, insan hakları ve özgürlükler konusunda kendi kültürlerini oluşturabilmeli, “değer oluşturma” yönünde çaba harcamalıdırlar. Tıpkı kurumların imajı gibi, ülkelerin de kendi imajları bulunmaktadır. Diğer ülkelerin bizi nasıl “algıladıkları” büyük önem taşımaktadır.

Türkiye’nin dünya kamuoyunda önemli bir “yanlış algılanma” sorunu vardır. Türkiye hakkında pek çok eksik ve yanlış bilgi bulunmakta, bu yanlış bilgiler zamanla “yanlış kanaatlere” dönüşmektedir. Yanlış kanaatlerin düzeltilmesi ise çok uzun süreler almaktadır.

Bu da Türkiye’nin ülke imajının “yönetilmediği” gerçeğini ortaya koymaktadır. Türkiye hakkındaki yanlış bilgi, algı ve kanaatler ancak stratejik iletişim yönetimi sayesinde olumlu yönde etkilenebilir. Özellikle Avrupa Birliği üyeliği sürecindeki Türkiye’nin iletişimin stratejik kullanımına çok acil ihtiyacı vardır.

Peki Türkiye Ne Yapmalıdır?

Türkiye öncelikle şimdiye kadar neleri yanlış yaptığını, neleri eksik bıraktığını, dünya kamuoyunda nasıl algılandığını dürüstçe, hiçbir komplekse kapılmadan tespit etmelidir. Yani bir nevi “hasar tespit çalışması” yapılmalıdır.

Bu çalışma, soruna “teşhis konulması” açısından da önem taşımaktadır. Sorun saptandıktan sonra, Türkiye’nin imajının oluşturulmasının sadece “devlet kurumlarının ya da siyasal iktidarın” görevi olmadığı gerçeğinden hareketle, bu konuya toplumun bütün katmanları dahil edilmelidir.

Türkiye’nin dünya kamuoyunda doğru algılanmasında sanatçıların da akademisyenlerin de, sporcularının da, sivil toplum örgütlerinin de önemli katkıları olacaktır. Türkiye sahip olduğu insan kaynağı potansiyelini harekete geçirerek, doğru algılanacağı bir çerçeve oluşturmalıdır.

Türkiye stratejik iletişim yönetiminin sağladığı imkanları kullanarak kime hangi mesajı vereceğini ve seçtiği hedeflere ulaşmada kullanacağı araçları doğru belirlemelidir.

Türkiye’nin küreselleşen dünyada yol haritası olacak bir “stratejik iletişim planı”na ihtiyacı vardır. Bu plan, çok kutuplu yeni uluslar arası sistemde Türkiye için “pusula” görevi görecek, doğru yöne gitmesine yardımcı olacaktır.